|
Kardeşimin doğumu hayatımdaki büyük çöküşlerden biriydi.
Çünkü, o doğmadan tek çocuk olmanın tüm nimetlerinden faydalanan, herkese her
istediğimi yaptırabilme olanağına sahip olan bir çocuktum. Eve getirdikleri gün
merak edip yüzüne bile bakmadım. Çünkü onun eve gelişi, evdeki tüm saltanatımın
kaybolması demekti. En ufak bir şeyde öfke nöbetlerine giriyor, “ Hastaneye geri
götürün şu kızı oradan getirdiniz oraya geri gitsin” diyordum.
Bir gün çok kalabalık bir misafir grubu annemi tebrik etmeye geldi. Kardeşimin
yüzünü ilk defa o zaman gördüm. Çok sevimli geldi aslında ama yine de “Çok
çirkin istemiyorum onu bu evde” dedim. Kıskançlığımı her fırsatta belli ediyor,
annem görmeden vuruyordum. Aslında kızgınlığım ona değildi, aslında o hırçın
davranışlarımın altında anne babama olan kızgınlığım ve kırgınlığım vardı.
Yüzünüzdeki ufak bir tebessümle, bende neler yapmıştım kardeşime dediğinizi
duyar gibiyim.
Gelin beraberce nedenlerine ve neler yapılması gerektiğine bakalım:
Kıskançlık, doğal içgüdüsel bir duygudur. Kardeş kıskançlığı; üzüntü, küçük
düşme korkusu ve öfke düşüncelerinin yanı sıra sevgi, onu koruma ve yakınlık
hissetme gibi birbirine ters düşen duyguların bir birleşiminden
oluşmaktadır.Çocuğun anne babasını yeni biriyle paylaşmak zorunda olduğunu
kabullenebilmesindeki zorluktan kaynaklanır. Onun üzerinde olan tüm ilgi ve
dikkat artık kardeşinin üzerindedir. Çocuk bu dönemde kendini güvensiz ve
desteksiz hisseder. Artık sevilmediğini düşünür, eskisi gibi cıvıl cıvıl bir
çocuk değildir. Yemek yemez, kendine ve eşyalara karşı saldırgan davranışları
vardır. Anne ve babasına sürekli onu sevip sevmediklerini sorar. Artık onu
eskisi kadar sevmediklerini düşünür. Korktuğunu, tuvaletinin geldiğini bahane
ederek ilgiyi üstüne çekmeye çalışır. Altını ıslatma, parmak emme gibi
davranışlarla bir önceki gelişim evresine gerileyebilir ya da annesinin ondan
tamamen uzaklaşmasını sağlamamak adına kardeşini sever gibi görünür. Abartılı
sevgi gösterilerinde bulunabilir. Bu durum alttaki duygularını ele veren
davranışlarla birlikte ortaya çıkar. Yanağını okşarken biraz fazla sıkar.
Kardeşinin canını yakacak kadar onu kucaklar. Yanlışlıkla yere düşürür.
Ne Yapılması Gerekiyor?
Tedirginliğinizi Atın: Yapmanız gereken ilk şey, rahatlamanız. Çocuklar
etrafındaki yetişkinlerin davranışlarından etkilendiklerinden kardeşine nasıl
davranacağı konusundaki endişeleriniz onu daha gergin hale getirecektir.
Onunla Konuşun: Kardeşi doğmadan önce aileye yeni birinin geleceğini, evinizin
bu yüzden zaman zaman daha kalabalık ve her zamankinden daha heyecanlı
olabileceğini, küçük ve yardıma muhtaç olduğundan onunla daha çok vakit geçirmek
zorunda kalabileceğinizi, ona anlatmalısınız. Kardeşinin doğmasıyla ona olan
sevginizin azalmadığını sadece sözcüklerle değil, davranışlarınızla da
desteklemeniz gerekmektedir.
Eskiden Yapmaktan Zevk Aldığı Şeyleri Kardeşi Doğduktan Sonra da Gerçekleştirin:
Örneğin; kardeşi doğmadan önce kitap okuyorsanız bunu doğumdan sonra birden bire
kesmeyin. Böylece çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini
yitirmeyecektir.
Onu Kardeşinden Uzaklaştırmaya Çalışmayın: Aşırı kaygılı davranarak çocuğu
bebekten uzaklaştırmaya çalışmak yapılabilecek en büyük hatalardan biridir.
Kıskanmamasını sağlamak için aşırı hoşgörülü davranmakta durumu
kötüleştirecektir. Bebeğe zarar vermesine izin verilmediği kesin bir dille
anlatılmalıdır.
Ondan Yardım ve Bazen de İzin İsteyin: Kardeşinin küçük gereksinimlerine yardım
etmesini sağlamak hoşuna gidecek ve işe yaradığını ve önemsendiğini düşünmesini
sağlayacaktır. Küçülmüş giysilerini, ya da oyuncaklarını kardeşine verirken
iznini isteyin. Kendine ait bir eşyasının izinsiz kardeşine verilmesi çocuğu
üzebileceği gibi kıskançlığını da körükleyebilir.
|