| Özel Eğitim Kurumları Kapatılıyor mu? |
|
|
| Salı, 08 Temmuz 2008 | |
|
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen “Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” Ek-3. maddesinin; “MADDE 6- 30.04.1992 tarihli ve 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun ek 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“EK MADDE 3- Özürlü sağlık kurulu raporu düzenlemeye yetkili sağlık kurum veya kuruluşlarınca verilen sağlık kurulu raporuyla asgari %20 özürlü olduğu tespit edilen ve özel eğitim değerlendirme kurulları tarafından da eğitsel değerlendirme ve tanılamaları yapılarak 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamında açılan özel eğitim okulları ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde verilen destek eğitimini almaları uygun görülen; görme, işitme, dil-konuşma, spastik, zihinsel, ortopedik veya ruhsal özürlü bireylerin; Bakanlık tarafından hazırlanan eğitim programları kapsamında özür niteliğine bağlı olarak tespit edilen eğitim süreleriyle sınırlı olan kısmına ilişkin eğitim giderlerinin, her yıl Maliye Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten karşılanır. Özürlü bireylerin eğitim giderlerinin karşılanabileceği eğitim sürelerinin toplamı, eğitim programları ile belirlenen süreleri geçemez . Söz konusu eğitim hizmetini sunan veya yararlananların, gerçek dışı beyanda bulunmak suretiyle fazladan ödemeye sebebiyet vermeleri durumunda bu tutarlar, iki katı ve kanuni faiziyle birlikte ilgililerden müteselsilen geri tahsil edilir.”
Bu yasa bu şekli ile TBMM Genel Kurulundan da geçecek olursa; en uzun eğitim programı 44 hafta olduğu için 1 sene dolmadan raporların süresi dolmuş olacak ve öğrencinin eğitim ihtiyacı bitmemesine rağmen tekrar rapor alamayıp eğitim alamayacaklardır. “Özel eğitimde süreklilik esastır.” İlkesiyle çelişen bu durum normal çocuklara uygulanan eğitim programları gibi belli bir müfredatın belli bir sürede uygulanmasını gerekli kılmakta olup, programların çocuğun programı alış hızına göre bireyselleştirilmesini imkansız hale getirdiği gibi özel eğitimin amacının dışına çıkılması anlamına da gelmektedir. Bu durum özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitim ihtiyacını karşılamaktan çok uzak olup açılış amacı “özel eğitim hizmeti sunmak” olan kurumların da kurs gibi görülmesine, diğer kurslar gibi program bitince yeni öğrenci bulunması anlamına gelmektedir. Her yıl aynı sayıda öğrenci bulma olasılığının neredeyse imkansız olduğu düşünülünce “kurumların tamamen ortadan kaldırılması” ile aynı anlama geldiği söylenebilir. Kaynak: algiozelegitim.com
Bilindiği gibi Özel Eğitim Kurumları biz psikologlar için de önemli bir istihdam kaynağı. Son olarak psikologların Diyaliz Merkezlerinde çalışma hakları da ellerinden alınmıştı. Bütün bu olumsuz gelişmeler konusunda meslek örgütümüz TÜRK PSİKOLOGLAR DERNEĞİ tarafından yapılacak olan çalışmaları merakla bekliyoruz. Yorumlar (0)
![]() Yorum yaz
Lütfen siteye giriş yapın.
|
| < Önceki | Sonraki > |
|---|

Psikologlar.org, psikologlara yönelik içeriğe sahip olan bir sitedir. Sitemizden, psikologlara yönelik eğitim duyurularına, psikolojiyle ilgili güncel haberlere,
Türkiye'deki "










