|
Salı, 24 Haziran 2008 |
|
Muhtemelen her ebeveyn bir kere de
olsa çocuklarının altını ıslattığına şahit olmuştur. Bazı titiz anneler bu
duruma fazla tepki vererek çocuklarının kendilerini suçlu hissetmesine neden
olurken bazı anneler de bu durumu normal karşılayarak sorunun nedenini ve
çözümünü bulmak için uğraşır. Siz bu iki tür anneden hangisi siniz bilemem ama
doğru olanı ikinci bahsettiğim türde annedir. Şimdi size biraz alt ıslatmadan (enürezis)
bahsetmek istiyorum.
Genellikle çocuklar, 2–3 yaşlarında gündüz mesane kontrolünü kazanırlar. Gece
kontrolü ise 3,5-4,5 yaşları arasında tamamlanmaktadır. Çocuğun normal gelişim
içinde idrarını gece ve gündüz kontrol edeceği biyolojik olgunluğa erişmesi
gereken 5 yaşından sonra tekrarlayıcı olarak istem dışı alt ıslatması (enürezis)
adını alır.
Enürezis tanısı konması için; 4 yaşını dolduran çocuğun, yatağına ya da
giysilerine tekrarlayıcı nitelikte idrar kaçırması ve bu davranışın en az üç ay
süre ile en az haftada iki kez ortaya çıkması ya da klinik açıdan belirgin bir
sıkıntı doğurması ya da önemli işlevsellik alanlarında (okulda, toplumsal, v.b)
bozulmaya neden olması gerekir. Ayrıca bu davranışın tıbbi bir duruma bağlı
olmaması gerekir.
İdrar kaçırma sadece gece uyku sırasında oluyorsa bu durum Nokturnal enürezis,
eğer idrar kaçırma çocuğun uyanık olduğu saatlerde gerçekleşiyorsa Diürnal
enürezis adını alır. Nokturnal enürezis erkek çocuklarda, diurnal enürezis ise
kız çocuklarda daha sık görülür. Yaklaşık %75–80 oranında bulunan
bebekliklerinden beri enürektik olma durumuna birincil enürezis denir. Bu durum
sinir-kas kontrolündeki gecikmeden veya anne babanın yetersiz tuvalet
eğitiminden kaynaklanabilir. Alt ıslatma probleminin %20-25lik bölümünü
oluşturan ikincil enürezis ise en az 1 yıl boyunca idrarını kontrol edebildikten
sonra bir gerilemenin olduğu durumdur. İkincil enürezis bir kardeşin doğumuna
tepki olarak gerileme belirtisi olabilir.
Nedenlerine değinecek olursak yukarıda da belirttiğim gibi kardeş doğumu alt
ıslatmayı oldukça etkileyen bir etkendir. Bunun dışında katı tuvalet eğitimi ya
da erken yaşta başlayan tuvalet eğitimi ve kasların yeteri kadar gelişmemesi alt
ıslatmanın nedenleri arasında sıralanır.
Eğer tedavisi olmadığını düşünüp endişeleniyorsanız endişelenmenize gerek yok.
Çünkü enürezis basit tedavi yöntemleriyle ortadan kaldırılan bir sorundur. Alt
ıslatma sorunu olan çocuğun önce fiziksel bir sorunu olup olmadığına bakılır.
Eğer sorun fiziksel nedenlerden kaynaklanıyorsa doktorun verdiği ilaçlarla kısa
sürede sorun ortadan kalkar. Eğer sorun tamamen psikolojik ise o zaman da
uygulanan yöntem aileye danışmanlık ve psikoterapidir.
Aileye danışmanlık yaparken, ailenin çocuğun enürezisine karşı duygu, düşünce ve
davranışları incelenir. Aileler bu duruma öfke, utanç ve bıkkınlık hissederek
cezalandırma, kıyaslama, utandırma gibi tutumlarla olumsuz davranabiliyorlar
veya çocuğu bezlerken öpüp severek enürezisi destekleyen tutumlarda
bulunabiliyorlar. Her iki tutumun da zararlı olduğu aileye açıklanır. Davranış
tedavisinde uygulanabilecek birkaç yöntem vardır. Bunlardan birinde, çocuğun az
miktarda idrar yapmasıyla idrar alarmı denilen bir zil çalar ve çocuk uyanarak
tuvalete gider. Takvim tutma ve ödüllendirme teknikleri ise çocuğun
motivasyonunu artırır ve ona sorumluluk verir. Bu yöntemde çocuk ıslak veya kuru
olduğu geceleri bir takvim üzerinde işaretler. Eğer takvimde işaretlenmiş olan
kuru günler çoksa çocuğa ödül verilir. Duygusal içeriği olan ödüller
(kucaklamak, başardığını hissettirmek, aferin demek) daha etkili olur. Bir başka
davranışçı yöntemde de çocuğa idrarı geldiğinde bir süre tutması öğretilir ve bu
süre giderek arttırılarak idrar tonusu ve kapasitesinin arttırılması hedeflenir.
Bunlardan yanıt alınamazsa ilaç tedavisi denenebilir. İlaç tedavisi etkilidir,
ama tedaviye devam edilmezse enürezis yineleyebilir. Çocuğun tedaviye dirençli
olması, birlikte davranış ve duygulanım sorunlarının görülmesi, zorlu yaşam
olaylarından sonra başlayan ikincil enürezis olması söz konusu ise bir uzmana
başvurarak psikoterapi görmesi gerekir.
Hepinize mutlu ve sağlıklı günler dilerim
Psk. Merve SARAÇOĞLU
|