|
Çocuk Cinsellikte Neyi Merak Eder |
|
|
|
Cumartesi, 22 Mart 2008 |
|
‘Bebek nasıl olur?’‘
'Anne senin karnın neden büyüyor?’
‘Bebek annelerin karnına nasıl girer?’
‘Bebek senin karnından nasıl çıkacak?’
Anne babalar bu ve bunun gibi sorulara genelde ‘Şimdi anlamazsın büyüyünce
öğreniceksin nasıl olsa’ şeklinde cevaplar verip geçiştirmeye çalışırlar ve
çocuklarının mental (zihinsel) gelişimi açısından hata yapmış olurlar. Kendi
toplumumuz açısından bakarsak çocuklarla cinsellik hakkında konuşmanın üstü her
zaman ayıp ya da günah kavramlarıyla örtülmüştür. Oysa bu tutum çocuğun var olan
merakını bir kat daha artırır. Bu merakı gidermek için çocuk anne babanın yatak
odasına ani baskınlar düzenler, onları banyo yaparken gizlice izlemeye çalışır
ya da arkadaşlarının bedenlerini incelemek ister. Biz uzmanlar da elimizden
geldiği kadar aileleri bilinçlendirmeye çalışıyoruz ve çocuklarıyla konuşmaya
teşvik ediyoruz. Şimdi biraz çocuğun cinsellikle ilgili merak ettiklerine ve
anne babaların vermesi gereken cevaplar hakkında bilgi vermek istiyorum.
Çevresini ve dış dünyayı yeni yeni tanımaya çalışan çocuğun özellikle 3 yaş
civarında aşırı meraklı olduğu ve bu dönemlerde anne babasını çeşitli konularda
soru bombardımanına tuttuğu bir gerçektir. Bu sorulardan anne ve babayı en çok
zorlayanı çocuğun cinsel içerikli soruları olmaktadır. Aslında çocuğun cinsel
içerikli sorularının temelinde cinsel duygular değil onun üremeye yani
bebeklerin nasıl dünyaya geldiklerine dair merakı yatar. Bu çocuğun uzaya
gezegenlere ya da hayvanların yaşayışlarına olan merakından farklı değildir.
Anne ve babanın sorular karşısında duyduğu gerginlik bu farkı bilmemekten ve
çocuğun cinsellik anlayışını erişkin anlayışıyla karıştırmaktan
kaynaklanmaktadır. Çocuğa cinsel bilgiler vermenin ideal zamanı onun bu
konularda soru sormaya başladığı dönemlerdir. Bu tür sorular genellikle 3 yaş
civarında sorulmaya başlanır. İlk sorular kendi bedeni, annenin bedeni ya da bir
kardeşin dünyaya gelişi ile ilgilidir. Ona vereceğimiz cevapların içeriği yaşa
bağlı değişebilir. Ancak asıl dikkat edilmesi gereken gerçek dışı ifadelerden
kaçınmaktır. Örneğin bebekler nasıl gelir sorusu çocukların sıkça sorduğu bir
sorudur. Buna çok basit şekilde şöyle cevap verebiliriz : ‘Bebekler annenin
karnında büyürler. Orada bebeklerin büyümesi için özel bir yuva vardır. Burada
büyürler ve bir süre geçtikten sonra annenin içindeki özel yollardan dışarı
çıkarlar.’ Bunun yerine bebekler leylekler tarafından getirildi ya da çarşıdan
satın alındı gibi gerçek dışı ifadeler çocuğun yanlış bilgilenmesine neden
olacak ve bir müddet sonra bu cevabın doğru olmadığını anlayan çocuk merakını
gidermenin ve sorularına cevap bulmanın başka yollarını arayacaktır. Diğer
taraftan bazı anne ve babalar da çocuklarının sordukları soruları kuşlar, arılar
gibi hayvanlar üzerinden onları anlatarak cevaplamak isterler. Böylece üreme ile
ilgili bilgilerin daha masum hale geleceğini ve cinsellikten arınacağını
düşünürler. Oysa çocuğun asıl merak ettiği konu insanların üremesidir. İşe
kuşlar ve arılarla başlamak sadece anne-babanın sıkıntısını hafifleten kaçamak
bir yoldur, çocuğun merakını gidermez.
Çocuğun sorularına verilecek cevaplar onun merakını giderici ve doyurucu
olmalıdır. Ancak bilgi verme amacıyla çocuğa her şeyi tüm detayları ile anlatmak
ve çocuğun aklını karıştırmak da gerekmez. Çocuğun neyi anlayıp anlamayacağını
kavramak zor değildir. Her çocuğa yaşına uygun anlayabileceği bir dil kullanarak
bilgi verilebilir. Çocuğa cinsel konularda yaşına uygun bilgi vermek ona basit
trafik kurallarını öğretmek gibidir. Bu bilgilerden onu uzak tutmak ileride
karşılaşacağı olaylara karşı savunmasız bırakacak ve yaşam boyu onun izlerini
taşımasına neden olacaktır. Vereceğimiz her türlü bilginin doğru ve abartısız
olması gerekir. Uydurma, yanlış, saçma ve hayali bilgiler vermek çocuğun zihnini
bulandırır ve ileriki yaşamı için sorunlar oluşturur. Kullanılan dil basit
olmalı ve fazla detaya girilmemelidir. Çocuğa her şeyi detaylı biçimde
anlatmanın bir anlamı ve yararı yoktur. Ona yaşına göre kaldıramayacağı
derinlikte bilgiler vermek cinselliğin erken devreye girmesine neden olabilir.
Cinsel konulardan bahsederken anne ve babaların yüz ifadeleri, gerginlikleri ve
huzursuzlukları da çocuklar tarafından dikkatle algılanır. Huzursuz, gergin ve
utangaç bir ifadeyle ne söyleyeceğini bilemeyen anne ve babalar çocuklarına bu
konunun aslında konuşulmaması gereken kötü ve çirkin şeyler olduğu mesajını
vermiş olurlar. Oysa çocuğun algılaması gereken cinselliğin doğallığı ile
birlikte gizliliği ve özelliğidir. Bu sebeple anne babaların çocuklarıyla bu
konu hakkında konuşurken sakin ve soğukkanlı bir tutum sergilemeleri çok
önemlidir.
Çocuğa üreme ve cinsellik hakkında bilgi vermeye en uygun kişiler anne ve
babalardır. Ancak bu gerçeğe rağmen anne ve babalar bilgilendirme açısından
kendini yetersiz bulur ya da sıkıntı duyduğu için çoğunlukla bundan kaçarlar.
Çocuk ise yaşı ilerledikçe bu konudaki bilgileri dışarıdan başka yollarla
öğrenmeye çalışılır. Böyle bir yolla bilgi edinmeyi anne ve baba olarak sizin
kontrol edebilme şansınız hiç yoktur. Çocukların bir kısmı anne ve babaların
cinsel yaşamı hakkında soru sorarlar. Cinsel bilgi verme adına anne babanın
çocuklarına cinsel yaşantılarından bahsetmesi sakıncalıdır. Cinsel yaşantıların
çok özel konular olduğu ve başkaları ile paylaşılamayacağı ifade edilmelidir.
Anne ve babaları sıkıntıya sokan diğer bir düşünce de çocuklarının öğrendikleri
bilgileri uygulamaya koyacakları endişesidir. Aslında bu düşünce yetişkinlerin
kendi düşüncelerini çocuklara yansıtması anlamına gelir. Çocuk erişkinler gibi
cinsel istek ve ilgi duymadığından bu korku yersizdir. Ayrıca biyolojik olarak
da hormonlar tarafından uyarılmamaktadır. Çocuğun sorularına yol açan sadece
bilgi edinme isteğidir.
İleri görüşlülük adına çocuğa yaşının üstünde detaylı bilgiler veren ve çocuktan
hiçbir şeyi gizlenmemesi gerektiğini düşünen anne ve babalar vardır. Bu anne
babalar rahatlıkla evde çıplak dolaşabilmekte ya da yaşı ilerlemesine rağmen
çocuğu ile birlikte banyo yapabilmektedirler. Bu tür tutum ve davranışlar
çocuğun ruhsal gelişimi için oldukça sakıncalıdır. Benzer sakıncalar çocuğun
anne babasıyla aynı yatakta yatmasında da vardır. Doğduğu günden itibaren en
kısa zamanda çocuğun yatağı ve odası ayrılmalıdır.
Cinsel konularla ilgili soru sormayan çocuklar ya daha önce sordukları sorular
nedeni ile ayıplanmıştır ya da kendilerini rahat hissedecekleri bir ev ortamı
bulamamışlardır. Bu nedenle oyunlarında ve arkadaşları ile konuşmalarında
sorularına cevap ararlar. Merakını gidermek isteyen çocuk doktorculuk oynayarak
hemcinslerinin ve karşı cinsin bedenini keşfetmeye çalışır. Bu durum bazı anne
ve babaların telaşlanmasına neden olur. Başlangıçta bu tür araştırma ve merak
giderme çabaları bir noktaya kadar doğal karşılanmalı ve çocuk suçlanmamalıdır.
Ancak çocuğa yaptıklarının farkında olduğunuz mesajını vermeli ve merakını
giderici gerekli açıklamalarda bulunmalısınız.
Kısacası çocuklarınızla her ne konuda olsun konuşmaktan çekinmeyin. Eğer
çocuğunuza vereceğiniz cevaplar hakkında tereddüt yaşıyorsanız mutlaka bir
uzmana danışın.
Sağlık ve mutlu günler dilerim
Psk. Merve SARAÇOĞLU
|