|
Çocuğunuzu Kaybetmek İstemiyorsanız |
|
|
|
Çarşamba, 25 Haziran 2008 |
|
‘Çok sakin ve mutlu bir çocuktu
istediği her şeyi elimizden geldiğince yaptık, hiç sıkmadık. Nasıl oldu da
uyuşturucuya başladı anlamadık. Çocuğumuz gözlerimizin önünde elimizden kaydı
gitti.’
‘ S. okulda çok başarılı disiplinli, düzenli, saygılı bir çocuktu. Arkadaş
çevresini çok iyi bilmezdik ama ona güveniyorduk. Bu maddeyi kullandığını
öğrendiğimizde dünya başımıza yıkıldı. O an nerede hata yaptık diye kendimizi
sorgulamaya başladık.’
‘ Hem aile içinde hem arkadaş çevresinde çok sevilen sosyal bir kızdı. Önce
sigaraya başladığını öğrendik. Hevestir geçer dedik daha sonra hızla kilo
kaybedip, kendi içine dönünce bir şeylerden şüphelendik ancak fark ettiğimizde
çok geçti.’
’12 yaşındaki oğlumun okulda başka çocuklardan zorla para aldığını, çok asabi
davranışlar sergilediğini ve ders esnasında sınıf düzenini bozduğunu öğrendik.
Bu yaşına kadar bebek gibi baktığımız çocuğumuzun neden bu hale geldiğini
anlayamadık’
Bunlar çocuğunu kaybetmiş ya da kaybetme noktasına gelen yüzlerce hatta binlerce
aileden yalnızca birkaçı. Bu örneklerde fark ettiyseniz ya çocuğuna güvendiğini
söyleyen ilgisiz bir aile ya da çocuğunun her istediğini yerine getirmek için
çabalamış aile modeli görmüşsünüzdür. Bu ebeveynler belki kendilerince doğru
yetiştirme tarzını benimsemiş olabilirler ancak sonuçların ne kadar ağır olduğu
açıkça ortada. Sonuçlar sadece uyuşturucu kullanımı ya da sosyal ortamda düzen
bozma olarak değil ciddi davranış bozuklukları olarak da ortaya çıkabilir.
Çocuklar dünyaya geldiklerinde işlenmemiş bir maden gibidirler. Onu düzgün,
dengeli bir biçimde işleyip değerli bir taş haline getirmek de siz anne
babaların görevidir. Fakat bu görevi yaparken bazı anne babalar disiplin
dengesini tam sağlayamadıkları için çocuklarını kaybetme noktasına gelebilirler.
İşte bu noktada çocuk sahibi olmak isteyen anne baba adaylarının hamilelik,
bebek bakımı, vs. gibi bilgilerin yanı sıra çocuk yetiştirmenin en ideal
yöntemleri hakkında da bilgi sahibi olması gereklidir.
Peki nasıl olmalıdır çocuk yetiştirmenin en ideal yolu? Bu soruya birden çok
cevap verilir fakat en önemli ve unutulmaması gereken nokta çocuğun ayrı bir
birey olduğunun kabul edilmesidir. Çocuğunuz sizin üreme hücrelerinizle, sizden
gelen genler ile ortaya çıkmış bir insandır ancak bu tamamen size bağlı olması
gerektiği anlamını taşımaz. Ne kadar sizden çıkmış bir varlık olsa da, sizin
yardımınız ile dünyayı tanımaya çalışsa da apayrı bir karakteri olduğunu
unutmamanız gerekir.
İdeal ebeveyn yaklaşımında anne-baba çocuğunu her konuda desteklemeli ancak
sınırlarını da kesin olarak koymalıdır. Bunun dışında çocukla olan sözel
iletişim çok önemlidir. Anne baba aktif dinleme yaparak onun sorunlarını
anladığını ifade etmelidir. Bu tür bir ilgi çocuğun hem kendini güvende
hissetmesini sağlar hem de sosyal gelişimi için çok yardımcı olur. Çocuğun
yaptığı bir hatada onu azarlamak yerine öyle yapmasının yanlış olduğunu
doğrusunun nasıl olması gerektiği gösterilmelidir. Çocuğa verilen doğru teorik
bilginin yanı sıra ana babanın bunu uygulayarak göstermesi çocuğun bu davranışı
örnek alması açısından daha etkilidir.
Sonuç olarak ailesi tarafından ilgiyle dinlenen, desteklenen, aile içi
kararlarda fikri alınan çocuk, sosyal gelişim açısından yeterli, özgüvenli ve
sorumluluk almaktan kaçınmayan bir birey olarak yetişir.
Psk. Merve SARAÇOĞLU
|