Neden Psikologlar Diyaliz Merkezlerinin Vazgeçilmez Elemanlarıdır?
Yazar Güli TUNA   
Çarşamba, 19 Eylül 2007

Ben yaklaşık beş yıldır bir diyaliz merkezinde aktif olarak diyaliz hastaları ve yakınlarıyla çalışıyorum.  Geçen ay diyaliz merkezlerinde psikolog çalıştırma zorunluluğunu içeren yönetmeliğin değişmesi beni olduğu kadar merkezin kurucularını, hekimlerini, hastalarını ve yakınlarını çok şaşırttı. Sadece diplomasıyla merkezlerde görünen psikologlar belki olayın ciddiyetinin farkında değildir ama bir diyaliz merkezinde iyi çalışan bir psikolog orada çalışan bir hekim kadar önemli bir göreve sahiptir. Bunun farkında olacaklar ki yönetmelik değişse bile kurucularım merkezde çalışmaya devam etmem konusunda ısrar ettiler. Psikolojik sorunlar yığını haline gelmiş hastaları ve onların yakınlarını sadece ilaçla tedavi edebileceğine inanan geleneksel tıbbın artık tek başına yetmediğini merkezde bulunan herkes çok iyi biliyor. Belirgin şekilde psikolojik kökenli olduğu gözlenen baş ağrıları, diyalizdeyken başlayan bulantılar, gece uyuyamamalar, depresyon belirtileri, panik atak nöbetleri, yaygın anksiyete bozuklulukları, ölüm korkuları, agresif davranışlar, paranoid eğilimler, hasta kimliğini benimseyip canlı bir ölü gibi yaşama v.s,v.s., pek çok  belirtiyi sadece ilaçla çözebileceğine benim kadar orada çalışan hekim arkadaşlarım da inanmamaktadır. Ruhsal açıdan iyi bir hasta hem tedavi ekibine zorluk çıkarmamakta hem tedavinin gerekliliklerini (düzenli ilaç kullanımı, diyete sadık kalma v.s.) yerine getirmektedir.  Hastalığını kabullenemeyen, yakınlarından sosyal destek almayan, yola devam etmek için bir nedeni olmadığını düşünen hastaların çok iyi bir ekibin, hastane koşullarının, doğru tedavi yaklaşımlarının olduğu bir ortamda bile yaşam kalitelerinin düştüğü gözlenmektedir.

Bu sebeple bir psikolog hastanın,

Hastalığını kabullenmesini

Hastalığı hakkında araştırmacı ve sorgulayıcı olmasını

Tedaviye uyum sağlamasını

Diyet yapması gerektiğini

Yaşamını mümkün olduğu kadar "normal" olarak sürdürmesini Sosyal ilişkilerini sürdürmesini ve böylece yaşam kalitesini yüksek tutmasını sağlamakla görevlidir.  Tedavi ekibiyle uyumlu çalışan bir psikolog hekimin ve hemşirelerin de daha kolay çalışmasını sağlar. Ayrıca tedavi ekibinin de tükenmişlik düzeylerinin yüksek olması nedeniyle onlar için de gerekli olan psikolojik desteği sağlar.

                                                      

Uzm Psk. Güli TUNA

Yorumlar (6)Add Comment
BenTPD' ne bu konuyu bildireli yaklasik 2 ay oldu arkadaslar. Ama onlardan ne ses cikti ne de bir girisimleri oldu..
Yazan handn, Eylül 29, 2007
BenTPD' ne bu konuyu bildireli zaten yaklasik 2 ay oldu arkadaslar. Ama onlardan ne ses cikti ne de bir girisimleri oldu bu yonde..

Ve suna da kanaat getirdim ki bizler TPD'ne maille bu durumu bildirene kadar da yonetmelikten haberleri bile yoktu. Cunku gundemlerini olusturabilecek kadar onemli olmadigindandi sanirim takip etmemeleri. yoksa boyle onemli bir duruma ve duzenlemee bu kadar sessiz ve seyirci kalmalarinin mantikli ve yerinde bir aciklmasi da mutlaka olmaliydi diye dusunuyorum.

Buna regmen farkndaysaniz TPD' nin web sitesinde hala eski yonetmelik bulunuyordu ben size, sizin " yikici "olarak nitelendirdiginiz yazimi yazdigimda.

yorum size kalmis...
Psk. handan C.
diyaliz merkezlerinde çalışan meslektaşlarımız...
Yazan vedat cengiz, Eylül 29, 2007
sizde bir SAĞLIK PSİKOLOĞU iseniz lütfen
http://tech.groups.yahoo.com/group/psikosaglik
grubuna üye olunuz. diyaliz konusundaki birliktelik için desteğiniz gerekli. yapılan girişimler için bu grupta haberleşiliyor.bilgilerinize....
Yıkıcı değil yapıcı eleştiri ve önerilere ihtiyacımız var.
Yazan Mehmet Ali VURAL, Eylül 27, 2007
Merhabalar, Uzm. Psk. Güli TUNA'nın diyaliz merkezleriyle ilgili açıklaması ve diyaliz merkezlerinde çalışma zorunluluğu kalktığı halde işverenlerin Güli hanımla çalışmaya devam etme kararları, bu durumda böyla karar almalarına öncülük etmiş olan Güli hanım çok güzel bir örnektir. Tüm meslektaşlarımıza örnek olur umarım.
Psk Handan C'yi TPD ile ilgili eleştirilerinde biraz daha duyarlı olamaya çağırıyorum. Yıkıcı değil yapıcı eleştirilere ve önerilere her zamankinden daha çok ihtiyacımız var diye düşünüyorum. Handan arkadaşımız TPD'ndeki Diyaliz Merkezleriyle ilgili yönetmeliğin değiştirilmesi gerektiğini ilkin TPD'ne iletmiş olsa ve buna rağman değişiklik yapılmadığında eleştirirse daha doğru bir tutum olur.
Psk. Mehmet Ali VURAL
Mersin Toros Devlet Hastanesi
ben 7 yıldır 2 aynı firmanın diyaliz psikologuyum..
Yazan handn c., Eylül 20, 2007
Bu arada ben 7 yıldır aynı 2 diyaliz merkezinde görev yapıyorum. )
Diğer merkezlerin coğu psikologlarının sözleşmesini fesh etme aşamasındalar..

Kendi merkezimiz adına böyle bir durum şuan yok.Olmayacağını da düşünüyorum.
çünkü bu yönetmelik çıktığında görev yaptıgım 2 diyaliz Merkezinin sahibinin görüşü şöyle oldu :

"" bu yönetmelik kararının böyle alınması, onlar ne yaptıgını bilmeyen insanların işi..ama biz ne yaptıgımızı ve kime hizmet vediğimizi bilen ciddi bir saglık kuruluşuyuz.asla da unutmuycaz.Biz insana hizmet veriyoruz, Can emanet alıyoruz, yarın onların yerinde anne-babamız, kardeşimiz, eşimiz ve belkide canımız yavrularımız olabilir.. Verdiğimiz hizmeti onlardan geri alamayız düzenimiz bu. böyle de devam edeceğiz"" şeklinde oldu.!

Keşke herkes bu dürüstlükte ve bu duyarlılıkta olsa. Ve ben ismi lazım degil, hastalar fazlasıyla farkında bu yeterli, bu merkezde ve bu kişiyle çalışıyor olmaktan gurur duyuyorum.
Allah ona o hastaların ve çalışanlarının dualarını hayırlı kılsın yeter.

Yazmakla bitmez ama benden şimdilik bu kadar.
Hakkımızda Hayırlı olsun Türkiye..
Bakalım Sayenizde , gelecek, Türk insanına daha neler getireek.???!
Psk. Handan C.
Avrupa'da psikologun olmadıgı bir kurum var mi bakin?
Yazan handn, Eylül 20, 2007
Avrupa'da Psikologun olmadıgı bir kurum var mı bakın ve bir de bizdeki uygulamaya bakın.
Bu aynı zamanda psikiyatristlerin rant savaşı, pastadan pay alma hırsıdır. Hayırlı olsun görücez ne derece dogru karar oldugunu da..

Ama şu bir gerçek zamanı gelince aradaki fark da anlaşılacaktır.
Psikolog hastanın, tedavi programının yanısıra, yasama baglanmasındaki en temel baglardan biridir.

Diyaliz hastaları kronik hastalardır. Psikologu aşan durumda tabiki psikiyatrik destek şarttır ve bunu hep paralael yürütmüşüzdür. Ama hastaneye sevkederek.

En baslarda hastalığı kabul ve hastalığa uyum sorunlarının yanısıra , hastalıklarıyla birlikte aşama aşama yaşamlarındaki pek çok şey leri de - çalışma güçleri, ekonomik yönden zayıf düşme, aile içinde rollerin yer değiştirdigi süreç boyunca bedensel ve işlevsel yönden olan kayıpları, bunların hastada ve hastanın eş, çocuk , ana- baba ve arkadas ilişkilerinde yarattığı olumsuz seyirler, onların yalnızca duygu durumlarında degil tüm yaşam alanlarına sirayet eden bir bozulma ve yıkıma yol açmaktadır.

Peki burada kim devreye giriyordu sanıyor o yönetmelikleri boş bilinçle düşüncesizce uygulayanlar; tabi ki psikologu. Simdi ne olacak merak ediyorum.

Psikologların yerini alan Psikiyatristler acaba hangi hastanın en az kac kez ailesi, aile cevresiyle; degil yalnızca diyaliz merkezinde, evlerine de giderek olnlarla haftalarca gerekirse aylarca süren gerekli psikoterapik ve egitsel destegi ne kadar surdurebilecektir.

Nekadarına kısıtlı imkanlarıyla da olsa birer eğitsel beceri, meslek yada iş uğraşısı sağlama yönünde irtibatları kuracaklar ve onlarla yanyana yürüyeceklerdir.

bozulan aile ilişkilerine de ilaçla mı yoksa 15- 20 dk.lık seanslarla mı çözüm bulmayı amaçlayacaklardır...??
Olay salt ilac yazmakla bitmiyor. Hic bir hastamın sorunu , sadece diyaliz merkezinde bulundugu o dört saatlik diyaliz seanlarıyla sınırlı olmadı orda da kalmadı.
ama bizler ne yaptık, onların bu zor yollarında hastalaıklarını öncelikle kabullenmeleri, hastalıklarını bir yaşam biçimleri olarak algılamalarında ve buna uyum saglamalarında hem kendilerinin hem de ailelerinin en büyük yol göstericisi ve yoldaşı olduk.

Sorunları yalnız diyalize girmek degildi çünkü.
Diyaliz hastası belli bir zaman sonra ekonomik yönden de kayıpları yaşamaya başlıyorlar. Calışamaz duruma geldiklerinde malulen emekli olmak yeterli degil; o maaş 2- 3 çocuklu aileyi daha da cökertiyor, hasta iş arıyor % 95i ya bulamıyor ya da zor ve horlanan bir ortamda sürdürmek zorunda kalıyor.
cocuk hastalar icinde sorun büyük. Hiç bir hastanın kendisini ne hastalığını yok sayarak ne de ben hastayım diyerek bırakmasına göz yumarak olmuyor bu destek.

Bugün herkes potansiyel birer diyaliz hastasıdır. Ama bu yönü hiç irdelenmiyor.
Düşünülüyorki bunların ailelerinde de böbrek hastalığı vardı yada bedebleri cok yıprandıgı için diyaliz hastası oldular. Hayır bunun böyle olmadığını da herkes bilmeli. Bir gecenin sonrasındaki deprem ertesinde, Bir trafik kazasıyla bile diyalize mahkum olan nice insan var merkezlerimizde.

Depremi yaşadığımızda o insanlarımıza psikologları seferber eden zihniyet , bu koşullardaki insanlara nasıl olur da hangi mantıkla diyalizlerde psikolgun zorunlu olmadığı kararını getirebiliyor bunu sormak lazım.
Herşeyi zaten yıllardır, kafaları kuma gömülü halde istirata cekilmiş, amaclari psikologların gelişimleri icin olan kursları nekadar pahalı veririrm de, nasıl fazla gelir elde ederim olan Psikologlar derneğinden de beklemeyin.. Gerekli tavrınızı belirleyin ama kendiniz de birşeyler yapın ilgi kurumlara maillerinzle dilekcelerinizle de bunu dile getirin.

Benim üzüldüğüm nokta, benim 2 meslegim var. Ben aynı zamanda Tercüman'ım. Buşekilde de devam eder hayat ama, ama ya tek uğraşları ve kazanc kaynakları psikologlug olan bu insanlarımız , hiç bir hak ve alternatif iş alanları yaratılmadan, ve bir süre sunulmaksızın boyle tereyağından kıl ceker gibi işlerinden edildiginde onlara ne yapıyoruz bu insanları da diger işsizler arasına iterek toplumu ne hale getiriyoruz diye düşünemeyen beyinlere..

Toplumumuzun ruh sağlığı zaten yeterince iyi ya.. Bir de bunları katalım aralarına olsun tamam. Sonra da .allah yardımcısı olsun yurdum insanının..
Avrupa Birliğine girmek istiyoruz öyle ya..
Siz daha coookk beklersiniz boyle Avrupa ülkesi olmayı..


Böyle Güzel bir Türkiye geleceği umuyoruz öyle mi..
Yazık ki ne yazık...

Psikologlar dernegi ne is yapıyor merak ediyorum???
Yazan handn, Eylül 20, 2007
Diyaliz merkezlerinden psikolog çalıştırılması zorunluluğunun kaldırıldığını bildiren Son Diyaliz yonetmeligi yayınlanalı nice zaman olmasına ragmen, Psikologlar derneğinin web sayfasındaki yönetmelik bölümnde hala eski diyaliz yönetmeliği yer alıyor.

Bu da psikologlar derneğinin üyelerine aynı zamanda meslektaşlarına ne kadar ilgili ve duyarlı olduğunu gösteriyor.
http://www.psikolog.org.tr/content_detail.asp?cat=12&id=32
TPD ancak 3000 YTL'ye sertifika versin. Tek düşündükleri kendi ceplerini doldurmak. yorumunu yapan arkadaşım ne kadar haksız dersiniz???

işlevini kaybetmiş bir Psikologlar Derneği ve onca işsiz kalan psikolog var gercekte.. Acıklama bekliyoruz ama onların daha yönetmelikten bizler söyleyince haberleri oluyor ve hala sessizler.. bakalım bekliyelim mantıklı ne acıklama gelecek?

Böyle giderse sırada Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon merkezleri de psikolog zorunluluğunu kaldıracak. Uyuyun Psikologlar dernei uyuyun.. En cılız sese ve işlevselliğe sahip tek dernek psikologlar dernegi.
kıyaslayınca görüyorsunuz.. Yazık diyecek tek kelimem bu!

Yorum yaz
Lütfen siteye giriş yapın.

Powered by Azrul's Jom Comment
busy