Hakkında


Psikologlar.org, psikologlara yönelik içeriğe sahip olan bir sitedir. Sitemizden, psikologlara yönelik eğitim duyurularına, psikolojiyle ilgili haberlere, Türkiye'deki "psikoloji bölümleri" gibi bir çok içeriğe ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak, psikologlar için yazılmış bazı programlara (Mmpi Değerlendirme Programı gibi) ücretsiz olarak sahip olabilirsiniz.

Psikologlar.org'un Türk Psikologlar Derneği ile herhangi bir bağlantısı yoktur.

Pelin'e Ne Oldu?


Bundan bir ay önce en yakın arkadaşlarımdan biri aradı. Sesi titriyordu. ”Kendimi kötü hissediyorum, hayatımda olumlu diyebileceğim hiç bir şey yok. Neye elimi atsam kuruyor, gülemiyorum artık ben! Eskisi gibi değil hiç bir şey!” dedi ve ağlamaya başladı. Bir yandan ne olmuş olabilir acaba diye düşünürken bir yandan da sakinleşmesini sağlamaya çalışıyordum.

Pelin annesinin ani ölümünden sonra babasıyla yalnız kaldı. Annesinin ölümünü çabuk atlattığını düşünmüştüm o zamanlar ama babasının olur olmaz kaygıları ve gereksiz kavgaları onu derinden yaralıyordu. Apar topar tüm işlerimi yarıda bırakıp yanına gittim.

Kötü gözüküyordu. Ağlamaktan gözleri şişmişti. Ben sormadan anlatmaya başladı.'' her şey çok kötü gidiyor hayatımda bir bilsen...” O gün birçok şeyden bahsetti bana. Kendini halsiz hissettiğini, iştahının olmadığını, hiç birşey yapmaktan zevk almadığını, işe gitmenin onun için ne denli külfet olduğunu, bu işkenceye daha fazla dayanamayacağı için dün istifasını verdiğini söyledi. Arada konun anlaşılabilirliğini sağlayabilmek için yönelttiğim küçük sorular dışında ona hiç müdahale etmeden sadece dinledim. Konuşması bitiğinde derin bir nefes aldı '' depresyon değil mi bu yaşadığım'' dedi.

Tahmininde yanılmıyordu, Pelin depresyondaydı.

Peki, neydi bu depresyon?

Depresyon çok sık karşılaştığımız bir sağlık sorunudur. Toplumun her kesiminden, her yaş grubundan, insanda ayırt etmeksizin görülebilir. Yaşam boyunca her 100 erkekten 10'u, her yüz kadından 20'sinin depresyon geçirdiği araştırmalarda saptanmıştır.

Kişinin içinde bulunduğu durum, kendinden hoşnut olmamasına yol açar. Bu, beceriksizlik, değersizlik, yeteneksizlik gibi yakınmalarla dile getirilir. Kişi önceden ilgi gösterdiği, zevk aldığı kişilere, nesnelere, olaylara karşı ilgisizdir.

Günlük yaşamdan, yaşantıdan doyum sağlayamaz. Bu doyumsuzluk durumu kişinin ailesiyle, çevresiyle, işiyle ilişkisini azaltır ya da tümüyle koparır. Bütün ilgiler, ilişkiler ona anlamsız, gereksiz gelir. Hasta, çaba, çalışma, sorumluluk gerektiren durumlardan kaçıp uzaklaşmak ister.

Durgunluk, ilgisiz ve isteksiz olma duyu durumunun temelini oluşturur. Kişi bir yandan ailesine, annesine, babasına, çocuğuna, eşine, dostuna eski ilgisini yitirdiğinden yakınır; öte yandan kendisinden hoşnut olmaması ve kendine güvenmemesi nedeniyle onlara daha çok bağımlı olur. Onların desteği ve yardımı olmadan doğru düşünüp karar veremez.

Olaylara kötümser bakarlar ve her olayı ciddi olarak düşünürler. Şakadan hoşlanmazlar. Güdülenmede azalmalar görülür. Geleceğe dair umutları azalmış ya da tamamen kaybolmuş olabilir.

Olumsuz yaşam olayları ile karşılaşma, büyük üzüntülere neden olabilecek kayıplar ve yas, iş yaşamı sorunları, partner, evlilik, aile sorunları, hamilelik ve lohusalık süreci, kalıtsal yatkınlık, fazla alkol kullanımı, menopoz - antrapoz dönemi, mevsim değişiklikleri, ülke, şehir değiştirme, yeni yaşam koşulları depresyon nedenleri olarak karşımıza çıkmaktadır.

Depresyon tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır. Yukarıda bahsettiğim belirtilerin en az beşini gösteriyorsanız bir uzmandan yardım almanız gerekmektedir. Pelin’in terapi seansları devam ediyor ve şu anda anlattığım durumdan çok daha iyi bir durumda. Eğer bu dertten muzdaripseniz, hayatın güzelliklerini yeniden fark edebilmek, eski günlerinize geri dönebilmek için kendinize bir şans verin...

Kah Kuyu Dibinde Kah Bulutların Üstünde 

Stajımın ilk günleriydi. Manik depresif bozukluk tanısıyla, 35 yaşında 17 yıllık bir hastalık öyküsüne sahip olan bir bayanın yatış işlemleri yapıldı. Dosyasını incelediğimde uzun bir öyküyle karşılaştım.

Bayan S' nin genç yaşlardan beri depresyon dönemleri oluyordu. Bu dönemlerde içine kapanıyor, ders başarısı azalıyor, konuşmak ve gülmek onun için bir külfet haline geliyordu. Erkek arkadaşından ayrılması, anneannesinin vefatı gibi nelerle depresyon belirtileri ortaya çıkıyordu. Ailesi bu dönemleri kendi kendine atlatabileceğini düşündüğünden bir uzmandan yardım almayı reddetmişti.

İlk manik nöbetini 20 yaşında üniversitedeyken yaşadı. Dersleri çok yoğundu. Uyumadan çok ders çalışıyordu. O dönemde yapılan görüşmede kendisini şöyle ifade ediyordu.

" Ben hayatın anlamını çözdüm. Aydınlandım artık. Ben seçilmiş insanlardan biriyim. Özel güçlerim var. Telepati yoluyla istediğim herkesle anlaşabiliyorum. Biliyor musunuz evdeki herkes bir garip geceleri uyuyorlar. Oysa benim hiç uykum gelmiyor. Zaten uyumak vakit kaybı bence. Ben vakit kaybetmeyi hiç sevmem. Yeni yeni birçok fikir geliyor aklıma bu aralar. Onları herkese anlatmak, insanları aydınlatmak istiyorum. Çok konuştuğumdan çok güldüğümden şikayet ediyorlar. Kendimi seviyorum ben çünkü Allah beni seçti"

Bu dönemde yine aynı hastanenin farklı bir kliniğinde tedavi görmüş ve ilaçlarını yan etkileri olduğunu öne sürerek bırakmıştı. Birkaç ay sonra ciddi bir depresyona girdi. Genelde uyuyordu. Uyanık olduğu zamanlarda ise tek düşündüğü şey intiharın onun için en iyisi olduğu idi. Ailesi bir psikologdan yardım almasını istedi. Terapinin de yarar sağlamadığını düşünerek 2 seans sonra bıraktı. Depresyon belirtileri zamanla azalarak kaybolmuştu. 1.5 yıl her şey mükemmeldi. Hiç bir şikayeti yoktu ta ki yeni bir işe başlayıncaya kadar. Yine çok gülüyor, konuşuyor, eski özel güçlerini geri kazandığını düşünüyordu. Ona göre, bazı insanlar onu takip ediyor, kötülüğünü istiyorlardı. Bize gelmeden iki gece önce evden çıkıp gitmişti.O gün evinden çok uzak bir yerde yarı çıplak yürürken bulunup hastaneye getirilmişti.

Ailesiyle görüştüm. Perişan bir halde bu zamana kadarki tedavi süreçlerini bir de onlardan dinledim. Psikiyatristimizle yaptıkları görüşmede ilaç kullanımının hayati önemini bir kez daha anladılar. Bayan S bir süre hastanemizde kaldı. Taburcu edilirken ilaçlarını düzenli kullanacağına söz vermişti. Üç gün önce servisteki bir arkadaşımla görüştüm. Hastamız yine sözünü tutmamıştı. Hastalığı yine nüksetmişti. Şimdi depresif dönemini yaşıyor ve yine hastanede...

Manik depresif bozukluk, ciddi ve kişinin hayatını olumsuz etkileyecek bir psikiyatrik hastalıktır. İki uçlu mizaç bozukluğu, bipolar bozukluk ve manik depresyon terimleri bu hastalığı tariflemek için kullanılır. Hastalığın en temel özelliği, manik ve depresif dönemlerin yaşanmasıdır. Bahsettiğim gibi ilaç kullanımı çok büyük bir önem taşımaktadır. Bu teşhisi almışsanız ya da bir yakınınız bu belirtileri gösteriyorsa ilaç kullanımını bırakmayın. Düzensiz ilaç kullanımı hastalığın nüksetmesine neden olacaktır.