Hakkında


Psikologlar.org, psikologlara yönelik içeriğe sahip olan bir sitedir. Sitemizden, psikologlara yönelik eğitim duyurularına, psikolojiyle ilgili haberlere, Türkiye'deki "psikoloji bölümleri" gibi bir çok içeriğe ulaşabilirsiniz. Bunlara ek olarak, psikologlar için yazılmış bazı programlara (Mmpi Değerlendirme Programı gibi) ücretsiz olarak sahip olabilirsiniz.

Psikologlar.org'un Türk Psikologlar Derneği ile herhangi bir bağlantısı yoktur.

Mutlaka Doğal Olmalı Demeyin


Son 30 yılda belirgin artış gösteren ölümcül hastalıklar, hava ve çevre kirliliği, beslenme konusunda herkesin daha duyarlı olmasına neden oldu. Bazı insanlar daha temiz bir hava solumak, sağlık kalitesini arttırmak için büyük şehirlerden daha bakir kalmış kasabalara yerleşti. Bazıları da kendi sebzesini balkonlarda saksılarda ya da bahçelerinde yetiştirmeye başladı.
Ancak biz ruh sağlıkçıların literatürüne yeni girmiş öyle bir grup insan var ki,  toprağa kendi ektiği sebzesini çıkardıktan 15- 20 dakika içinde tüketmesi gerektiğine inanıyorlar,  endüstriyel koşullardan geçmiş besinleri yemeyi kesinlikle reddediyorlar ya da besinlerin hazırlandığı bu ortamlara giderek bizzat kontrol ediyorlar. Günlerinin en az 3- 4 saatini aldığı besinlerin nereden, ne şekilde oluştuğunu araştırmakla geçiriyorlar.  İşte, henüz psikolojik sınıflandırmaya girmemiş olan bu rahatsızlığa ‘orthoreksia nervosa’  adını veriyoruz. 
 
   Bu rahatsızlığı olan kişiler, sadece kendilerinin yetiştirmeye özen gösterdiği çiğ sebze ve meyveleri tüketme eğilimindedirler. Katkı maddesi taşıdığı düşüncesiyle yiyeceklerinde yağ, tuz ve şeker kullanmaktan kaçınırlar fakat bu besinlerden kaçınma, ileriki süreçte vitamin, mineral eksikliği, kemik erimesi gibi rahatsızlara yol açabilir.  Gün içinde aldığı ya da sonraki günlerde alacağı besinlerin ne koşullarda yetiştiğini araştırıp, gerekirse üreticinin bulunduğu yere birçok ziyarette bulunup besinlerin üretim sürecini kontrol ederler. Ertesi gün yiyeceği yemeği bugünden planlamaya başlarlar ya da haftalık plan yaparlar. Başka bir yere ziyarete gittiğinde ikram edilen yiyeceğin ne şekilde oluştuğunu, nasıl yapıldığını ya da nereden alındığını sorduktan sonra çok az bir miktar yer ya da hiç yemez. Eğer yerlerse de pişmanlık duyabilirler. 
 
   Doğal yiyeceklerle beslenme konusu herkesin tercih edebileceği normal bir durumken, orthoreksia rahatsızlığı olan kişiler günlük yaşamlarını tamamen besinlerin oluşum aşaması üzerine kurup, zamanla çevresindeki kişilere ve gıdalara güvenmemeye başlarlar. Aslında bu durumun altında günlük hayatın stresinden kaçınma ve özgüven eksikliği yatar. Kişi ayrıca sürekli yediği ve yiyeceği besinleri düşündüğü için sürekli bir kaygı halindedir. Bu kaygıyı çevresindeki insanlara da yansıtır ve onları da beslenme konusunda kendi istediği doğrultuda yönlendirmeye başlar. 
 
   Bu rahatsızlığa yakalanan insanlar genelde 20- 50 yaş grubu ve çoğunlukla şehirli kadınlardır.  Sosyoekonomik ve sosyokültürel düzeyleri yüksektir.  Orthoreksia, bu insanların iş ve sosyal hayatlarını etkilediği gibi aile, evlilik ve cinsel hayatlarını da doğrudan etkiler. 
 
   Bu tür rahatsızlığı olan kişiler, temelinde kişilik, kaygı ya da davranış bozuklukları olabileceği düşünülerek bir psikoloğa yönlendirilip bireysel terapi ya da grup terapisi ile tedavi olmaları gerekmektedir. 
 
 
 
Uzm. Psk. Merve Saraçoğlu